27
  ISSN 1305-0850     

YAŞAMIN,YAŞADIKLARININ BİLGE DUYARLI ŞAİRİ MELİH CEVDET ANDAY


YAŞAMIN,YAŞADIKLARININ BİLGE DUYARLI ŞAİRİ MELİH CEVDET ANDAY


SERÇE
Çamaşır asılı ipte
Duran küçük serçem
Bana acıyarak mı bakıyorsunuz?
Halbuki ben güneşin
Ve ilk beyaz yaprakların altında
Senin uçuşunu seyredeceğim” (s.174) .

     Araştırmacı yazar Vecihi Timuroğlu ‘nun, Melih Cevdet ,‘Bilge ve Duyarlı” adlı kitabı Prospero Yayınları arasında 1994 yılında çıkmış. Yazar Vecihi Timuroğlu ’nun yapıtı Kürşat’ la söyleşi biçiminde yazdığı yazınımızın yüz akı olan Melih Cevdet’ i yakından tanımak isteyen okur için bulunmaz bir fırsat.

     Şair Melih Cevdet’ in ilk şiiri “Ukde” , 15 Kasım 1936 ‘ da, Varlık dergisinde yayımlanmış. “ Bir gün ışığa döner yaprak/Üzümler kızarır kütükte/Ebette diner bu sağanak/Kaybolur içimdeki ukde” (s.8) .

     Yazar Vecihi Timuroğlu ‘nun da belirttiği gibi, “UKDE” şairin yayımlanan ilk şiiridir, yazdığı ilk şiir değil. Şair Melih Cevdet’in ilk şiirlerinde sözcüklerin müziksel ve anlamsal bütünlüğünü ne kadar önemsediğini görüyoruz.

     Araştırmacı yazar Vecihi Timuroğlu, Melih Cevdet’in ilk şiirlerinde, hece ölçeğini ve uyağı kullandığını belirtiyor. Yazar, aynı zamanda şairin, kitaplarına almadığı; ama sonunda. Sözcükler’ e ‘ Başlarken’ adlı bir bölümle eklediği ilk şiirlerinin de ölçekli ve uyaklı olduğunu belirtiyor. “ Ukde” ve “ Son Liman” dokuz hecelidir. Dokuzlu hece ölçeği, Türkçe şiirin sevdiği bir ölçek değildir. Dokuzlu dizi, 6+3,3+6,5+4,4+5 duraklarıyla atasözlerinde, deyimlerde ve bilmecelerde kullanılmıştır. Ama Melih Cevdet tekleri sever. Çünkü çiftler bağlanmıştır. Oysa teklerin uçları açıktır. Yeni bileşimleri ve oluşumları çağrıştırdığını belirtiyor.(s.11)

     Araştırmacı yazar Vecihi Timuroğlu, şair Melih Cevdet, şair Orhan Veli ve şair Oktay Rıfat ‘ın öncülüğünde başlattıkları “Garip Akımı”yla, Türkçe şiirinin önündeki setleri yıktığını belirterek , ‘ Garip Akımı’nın amacını kısaca şöyle özetliyor :” Bana göre Melih Cevdet, Tohum’ da ve Anı’ da gerçeküstücü bir değişime yöneldi. En azından, imgenin şiirdeki değerini yadsımanın gereksizliğini düşündü. Kaynağında, toplumu, gerçeküstücü yönelimlerle sarsamazlardı. Türkiye halkı için en önemli biçemi buldular bence.(...) Yunus Emre birikimine sahip bir halk, yalın ve tersinemeli, alaycı biçemden başka biçemle sarsılamaz. Yöntem doğru idi. Ama yöntem süreci sınırlıdır. Garip şiiri de işlevini yapmıştır” diyor ve Garip şiiri hakkında düşüncelerini şöyle geliştiriyor: (...) “ Öyle ki, şiirde ‘ lirik’ le alay eder, Orhan Veli. Birçok yazısında ve konuşmalarında, şiirde mecazı, eğretilemeyi sevmediğini, ancak, “ teşbih olmaktan çıkmış halk dilindeki deyimleşmiş teşbihleri”, teşhir sanatıyla karıştırmamak gerektiğini söyler. ( Ülkü, Yeni Seri, 16 Ekim 1946,s122). Ülkü’nün aynı sayısında, Melih Cevdet ‘in Rahatı Kaçan Ağaç’ına da değiniyor. Ülkü’nün on beş gün sonra çıkan 123. sayısında, Orhan Veli, bu yapıtı yeniden değerlendiriyor. Melih Cevdet’ in iki köklü konu üzerinde çalıştığını belirtiyor: Mutluluk ve Ölüm. Gerçekten, Rahatı Kaçan Ağaç’ ta, Melih Cevdet, Garip estetiğine uygun Mutluluk Şiirleri yazar, ölüm karşısında insanın davranışını düşünür. Bütün bunları, doğadan ayırmaz, .Ölüm de, doğanın ve yaşamın bir parçasıdır. Doğa, onun vazgeçemediği büyük konudur, yaşamın içinde oluştuğu büyük gizdir.( s.17) “

     Garip Akımı’nı başlatan üç şairin içinde, şair Melih Cevdet’in ayrı bir yeri vardır. Şair Melih Cevdet, Garip Akımı’ nın sınırlarını aşıyor ve kendi çizgisine yakın şiiri arıyor. Melih Cevdet Anday, toplumsal tepkilerini, dünya görüşünü ön plana çıkaran şiire yakınlık duyuyor.

     Yazar Vecihi Timuroğlu’nun kitabını okuyunca, şair Melih Cevdet Anday’ ın, kişililik özelliklerini, olduğu gibi şiirine yansıtan şiirler yazdığını öğreniyor okur. Ayrıca, şairin şiirindeki aşamaları irdelendiği de, ilk şiirlerini ironile bir dille yazdığını, toplumsal tepkisini gerçeküstücülükle ifade ettiğini, şiirlerinde dize estetiğindense, duyumsal ve bütünsel ,dramatik dokuları önemsediğini ,şairlere başka şairlere öykünmediğini , ancak, Nâzım Hikmet, Yahya Kemal ve Ahmet Haşim gibi büyük şairlerin şiirlerinden oldukça etkilendiğini öğreniyoruz.

      Araştırmacı yazar Vecihi Timuroğlu, şair Melih Cevdet Anday’ın şiirsel aşamalarını şöyle özetliyor: “ Elbette, düşünce şiiri yazmıyor, şiir yazıyor Melih Cevdet. Ama bir durumu çok iyi özümsemiş. Nesneler, sürekli değişirler. Nesneler değiştikçe, insan üzerindeki uyumları da değişecektir.”.(s.45)

      Okur; şair Melih Cevdet Anday’ın derinliği olan, düşünen, durmadan arayan, yeniden yaratan ve şiirine dair hiçbir olasılığı, rastlantıya bırakmayan titizliğini öğreniyor. Şair Melih Cevdet Anday’ın şiirlerinde hangi imgeleri tercih ettiğini, yazar Vecihi Timuroğlu, şöyle belirtiyor: “Kaynağında, sanatsal imgeyi, bilimsel imgeden ayıran başlıca nitesi, sanatsal imgenin coşkusal olmasıdır” (83) .

     Yazar Vecihi Timuroğlu şair Melih Cevdet Anday’ın şiir sanatına dair duygu ve düşünceleri, Mallerme ile Paul Verlain’ın şiir sanatına dair düşünceleriyle karşılaştırıyor: “ Şiirin kendisinden başka amacı yoktur” (Baudelaire Edgar Poe Üzerine Yeni Notlar, 1857). Melih Cevdet’in “ Şiir neyse odur.” sözünü, sanırım daha iyi kavradın. O, ‘ arı şiir, saf şiir,pür şiir’ denen şiirin ardında, Paul Valery ‘ de, her şiirin saf şiire doğru yöneldiğini, sınırsızlıktaki bir sınıra, yani dilin güzellik gücünün ülküsüne varmaya çalıştığını söyler”.Onun şiirinde sanrısal imgelere sık rastlanır. (s.86)

“ Çok eskiden yaşadım bu anı ben
Dersiniz şaşkınlık içinde
İlk girdiğiniz bir ev, bir merdiven
Birden güneş vuran pencere”.(s.87)

      Yazar Vecihi Timuroğlu, şair Melih Cevdet Anday’ın şiir birikimini, şiirlerinin günlük yaşamdaki karşılığını, şairin denemeciliğini, şiirini besleyen yaşamsal tüm öğeleri, türkülerin şiirindeki yerini, Batı edebiyatı ile günümüz edebiyatının şiirlerindeki yansımalarını, şiirde geçmiş ile gelecek arasında kurduğu köprüyü, yani; Melih Cevdet’ Anday ‘ ın şiirinin tüm evrelerini irdeleyerek, okurun, bu şiiri anlamasına yardımcı oluyor.

-Vecihi Timuroğlu’nun kaleme aldığı Melih Cevdet Anday’ın hem kişiliğine hem de sanatına ayna tuttuğu bu eserinin şiirsevenlerle yazınseverlerin uzun bir süre ellerinden bırakamayacakları bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Vecihi Timuroğlu, Melih Cevdet “ bilge ve duyarlı” , Prospero Yayınları, 1994, s.215.

Bedriye   KORKANKORKMAZ

Yazar Eposta : bedriyekorkankorkmaz@gmail.com



Yayın Tarihi: 13.03.2007 23:20:00       Okunma:[2552]  







Geri Dön   Yukarı Çık
* Yasal Uyarı

* Yazıların sorumluluğu yazarına aittir.

© Amatörce Edebiyat 02/2002 Her hakkı saklıdır.

amatorceedebiyat@gmail.com